Şaka değil, gerçek!

Bu yaz çeşitli etkinlikler sayesinde ülkemize ayak basacak isimleri yan yana yazınca gözlerimize inanamıyoruz. Şimdiden promoterlarımızı tebrik eder, bol şans dileriz. Ortalama 100 TL’lik bilet fiyatlarıyla sizin de ceplerinize kuvvet ey müzikseverler!

Morrissey/Pulp/Selah Sue/Kaiser Chiefs/Guns N’Roses/Beirut/Damien Rice/Erykah Badu/The Dears/Metronomy/Two Door Cinema Club/Madonna/Beirut/Macy Gray/Red Hot Chili Peppers/Lenny Kravitz/Megadeth/Oh Land/Metric/Yuck

Festivallerin geleceği

Amerikalı yazar-çizer Bob Lefsetz’in müzik sektörünün sıkı bir takipçisi, düşünürü ve eleştirmeni olduğu konusu tartışılmaz. Bazen upuzun maillarıyla inbox’ıma mail’ı düşünce bana fenalık getiren Bob’un her yazdığını okuyamasam da kabul etmeliyim ki subject kısmına göre elimden geleni yapıp çoğu yazdığını takip ediyorum.

Geçenlerde Bob’dan inbox’ıma festivals konulu bir mail düştü. Tahmin edebileceğiniz üzere bu sefer gözümü karartıp destansı yazıya hemen atladım. Yazıyı gayet ilginçti. Acaba Bob doğru mu diyordu? Geleceğin ideal müzik festivali elinizin altında olan, kolayca ulaşabileceğiniz müzik festivali mi olacak düşünceleri kafamı kurcalayıp durdu.

Amerika için mutlaka gitmeli denen festivaller Coachella ve Bonnaroo iken araya bir de Lollapalooza ve Austin City Limits girdi. Diğerlerine göre biraz daha şanslıydı bu ikisi. Neden mi? Çünkü diğer ikisi gibi izole edilmiş mekanlarda değil şehrin tam göbeğinde yapılıyorlardı. Büyük festivallere gitmek hepimizin hayali ama kabul edelim ki Coachella için Palm Springs’e gitmek pek o kadar da kolay değildi.

Bob’un yazısında savunduğu bir diğer düşünce ise gelecekte festivallerde daha az grup olacağıydı. Yani şu anda festival programlarında gördüğümüz bolluğun ilerde az ve öze indirileceği. Festivallerde sahne alan grupların sayısı konusu bence ileride çok değişmese de müzik festivallerinin geleceğinin şehir festivallerinde olacağı görüşüne katılıyorum. İyi müziği ne kadar çok insana ulaştırabilirseniz o kadar başarılısınız demektir. O yüzden İstanbul’daki mekan problemine daha ciddi değinilmesi ve alternatifler üzerinde daha iyi durulması gerekildiğini düşünüyorum.

One Love’dan 10.yıl notları

Bu sene One Love’a sadece ilk gün gittim. Biraz programdan, biraz iş güçten biraz diyelim.. Bu demek değil ki dün gözlerimi fıldır fıldır açıp etrafı gözlemlemedim. Tabii ki ajan iş başındaydı!

Saat: 14.30 – santralistanbul

123′ü izlemeden önce açlığımızı bastıralım diye alana erken gittik. Gittik de ne görelim. Saat 14.40 ve kapılar kapalı. Sıra var, görevliler hala dışarda ve güneş yakıyor. İçeride polis olmasına rağmen kapıda bekleyen izleyicilere insanca açıklama yapmayan görevlileri cıkcıkladıktan sonra “oh be” diyerek içeri geçiyoruz. Full brandingli alanda sahnenin büyüdüğü gözümüzden kaçmıyor..Sanırım Rock’n Coke sahnesi boyutlarında bir sahneye dönmüştü ana sahne. Eyvallah.

Hemen yemek standlarına gidiyoruz..Ne yesek ne yesek… E hadi dürüm yiyelim diyoruz. Bakıyoruz dürüm güzel çıkmıyor. Değiştiriyoruz. Et pişmemiş. Gene değiştiriyoruz, gene aynı şey. Ehhh diyip dominos’a koşuyoruz. Bu arada biricik 123′ün konseri başlıyor. Hızlı adımlarla ana sahnenin önüne gidiyoruz. Malum saat erken, pek insan yok ortalık. Solist Dilara gene dünyalar güzeli haliyle muhteşem. Berke, Feryin ve Burak ise kendilerini kaptırmış vaziyette..Berke’nin oturduğu platform sallantıdayken hoppp davul düşüyor. Neyseki görevliler hemen yardıma koşuyor. Güzel bir 123 konseriydi ama keşke biraz daha geç bir slotta olsaydı diye düşünüp alanda gezintiye çıkıyoruz.

“One like” uygulamasına yatırılan servet gözümüzden kaçmıyor. Kolunuza takılan çiple alanda çeşitli öncelikler kazanabiliyorsunuz. Ben her ne kadar bu tür uygulamalardan hoşlaşmasam da Türk halkının “kim nerede napıyor?” türünde uygulamalar için can attığını bildiğim için bişey diyemiyorum. Ki bu uygulamaya ilginin de büyük olduğunu görüyorum. Şipşak fotoğraf için tüm gün makinanın etrafında volta atmamıza rağmen ya bize sıra gelmiyor ya da kabin çalışmıyor. Şansımıza tükürelim :/

Büyük ev ablukada kalabalık bir ekip olarak sahneye çıkarken gölgeden onları dinlemekle yetiniyoruz.Birkaç ayda çığ gibi büyüyen grup gene aynı delilikte ve eğlenceli; ama bu grup festival grubu değil bence. Arkaoda’da verdikleri iki kişilik konser bir türlü aklımdan çıkmadı benim. Daha samimi, kapalı mekanların grubu onlar. Nneka ve Happy Mondays’i göz ucuyla seyredip dinlerken Dolu Dolu sahnesinde  Toz ve Toz, Seni Görmem İmkansız ve Yora’ya da bakmayı ihmal etmedim. Her ne kadar Toz ve Toz ve Seni Görmem İmkansız ekipleri ilginç bulsam da benim için fazla deneysel kalıyorlar. Boğaziçili Yora ise oldukça dinamik ve heyecanlıydı. Yeni albümlerinde bol şans demekten başka bir sözüm yok onlara.

Günün beklediğimiz anı Manic Street Preachers’dı tabii ki. Konser öncesinde santralistanbul tamamen dolmuş vaziyetteydi. Bu mekan artık One Love’a yetmiyor – bu kesin. 2007′de Rnc’ye gelen ama burada olmadığım için izleyemediğim Manic Street Peachers muhteşem bir setlistle karşımızdaydı. Tüm sevdiğimiz şarkılarını söyledi, bizi mutlu mesut etti.

Günün sonunda espadril ve Ray-ban kombinasyonu yapmış bir sürü hipster genç ile takılmış olduk. Ülkede hala özgürce festivale gidebilmek güzel şey. Kıymetini bilmek lazım.

One Love one love one love!

Benim için ülkede official olarak festival sezonunun başladığının göstergesidir One Love. 2008′de santralistanbul’un kapılarını müzikseverlere açtıran, yemyeşil çimlere yayılıp keyif yapmamızı sağlayan o güzel etkinlik. Bana Radar Live’dan sonra (ona da hemencecik veda ettiğimiz için onu saymıyorum artık) festival ruhu yaşamayı öğreten ilk festival EPOL.

10.yılından daha iyi bir line-up beklemiş olsam da bunu +24 sendromuna bağlayıp aldırış etmiyorum. Şahsen ben Manic Street Preachers için baya heyecanlıyım. Ha bi de 123′ün festivalin ilk konserini yapacağını söylemiş miydim? Bu sene line-up’taki türk gruplar da birbiriyle yarışacak kadar iyi ayrıca. Mutlaka Sapan’ı, Toz ve Toz’u, Seni görmem imkansız’ı, Yora’yı ve Onur Bumbum’u izleyin.

Ben biramı alır konserimi izlerim. Ya da muhabbet ederim. Whatever. 10.yıl için sevgili organizatörlerin alanı çok daha güzelleştirdiğini ve büyüttüğünü düşünüyorum. Enjoy it people!

Musicincolors’da One Love haftası!

Bu haftayı kimseye kaptırmak istemedim; çünkü bu haftasonu One Love haftası. One Love’ın benim için özel bir yeri var. Bitirme tezimi yazdığım ve çalıştığım ilk biricik festivalim o. Hem de bu sene 10 yaşına basıyor. Bizim de 10.yıla minik bir katkımız olsun istedim.

Cumartesi santralistanbul’da görüşmek üzere dostlar!

Müzik dolu bir yaza hazırlanın!

Meğersem bu hafta organizatörler için duyuru zamanıymış. Hepsi ard arda sanatçıları yumurtladı. İşte tarihler ve kesin olarak sahne alacak isimler:

22 – 29 Mayıs – Sunsplash festivali (Antalya) / Norman Jay, Gilles Peterson, Jose James, Dearhead
29 Mayıs – Freshtival (Maçka Küçükçiftlik Park) / Crystal Fighters, Noisettes, Letfield,Can Bonomo
1 Haziran /  Interpol (Maçka Küçükçiftlik Park)
19 Haziran – Sonisphere Festival / Iron Maiden, Slipknot, Alice Cooper, Mastodon, In Flames (Maçka Küçükçiftlik park)
24 & 25 Haziran (Maçka küçükçiftlik park) / James Blunt
26 Haziran (Maçka küçükçiftlik park) / Jamiroquai
2 & 3 Temmuz – One Love Festival / Suede, Editors, Cake, Nneka. (Santral istanbul)
8 Temmuz – Kazlıçeşme  / Bon Jovi
16 & 17 Temmuz – Rock’n Coke / Motörhead (Hezarfen)

+24 yasağına takılan ve bu sene 10.yılını kutlayacak olan One Love mecburen programı 90′lara uyarlamış. Beni Amy Winehouse paklar. Rock’n Coke’un diğer isimlerini ise merakla bekliyorum.Sundaysky’ı da iple çekiyorum… Konser mekanlarına baktığımızda da dikkatimi çeken birşey var.Herkes elini ayağını Kuruçeşme Arena’dan çekmiş gibi. Bakalım BKM’den bir atak gelecek mi? Ah birde Caz festivalini unutmamak gerek. Yakında onlardan da isimleri duymayı bekliyoruz.

Festival durumları

Öncelikle şunu belirtelim. +24 uygulaması maalesef içki firmalarının sponsor olduğu etkinliklerde geçerli olacak. Yani buna 27 Mayıs’ta yapılacak Freshtival ve 2-3 Temmuz’da yapılacak olan One Love dahil.

- Sunsplash festivali 22-29 Mayıs arasında Antalya’da. Programda Norman Jay, Gilles Petersen, Jose James ve daha nicesi var.Primavera festivaline gitmeyenler için kaçırılmaz bir fırsat.

- Freshtival yine Maçka Küçükçiftlik parkta  yapılacak. Dedikodular arasında Lilly Allen var.

- 24 Haziran’da James Blunt konseri düzenlenecek gibi gözüküyor. Songkick’in yalancısıyız.

- One Love’a Amy Winehouse’un geleceğini zaten biliyorduk ancak bazıları gibi sürprizi bozmaktansa sessizliğimizi korumayı tercih ettik. Bu bir prensip ve söz verme işidir. Festival bu kez Temmuz başında, yine aynı mekanda 10.yılını kutluyor olacak.

- Rock’n Coke tarafından mekan değişikliği söz konusu. Festival Hezarfen’e geri taşınıyor. Bir senelik aradan sonra Rock’n Coke’un daha güçlü bir dönüş yapacağını düşünüyoruz. Dedikodular arasında Skunk Anansie, Megadeth, Limp Bizkit ve Keane yer alıyor. Coldplay tahminlerimiz yalan oldu.

- Sonisphere yapılacak mı yapılmayacak mı henüz kesin değil gibi. Yapılırsa etrafta Muse ismi dolanıyor.

- Bon Jovi konseri 8 Temmuz’da yapılıyor.  Yanında Judas Priest olacak gibi.

- Sun.day.sky festivali bu sene yine düzenlenecek. Ayrıntıları bekliyoruz.

Uyanın gençler! +24 uygulamasına sessiz kalmayın!

Kendi neslimi anlamakta zorluk çekiyorum. Cidden. Gülmeyin lütfen. Ben de o nesildenim. 80′lerin sonları, bizde Heidi, Tsubasa ve Lonely Cartoon çizgi filmleri izlenirdi. Taso modası vardı. Kasetlerin son dönemlerine, cd’ye geçişe şahit olduk. ritney Spears’ın büyümesine, NSYNC, Spice Girls, Backstreet boys ve Destiny’s Child çılgınlığının ortasında kalan dönemdik. Sonra büyüdük, herşey şimdiki halini aldı. İyi ya da kötü zaman hızla geçti. Daha akıllanmadık mı?

İsteyince herşeyi prosteto etmeyi bilen gençlik neden şimdi suskun? Arkadaşlarımdan biri bu yasak ile ilgili bir internet kampanyası başlatmıştı, o da sönüp gitti…Niye?

Belli ki gençler tehlikenin farkında değiller. Sanırım bu da böyle devam edecek. Taa ki Mayıs sonuna kadar. Miller Freshtival’e gidin sevgili geç 87 doğumlular ve daha küçük arkadaşlarım. Bakın hükümet’in zorunlu kıldığı yasa yüzünden nasıl sosyal dünyadan dışlanacaksınız.

Temmuz ayı gelince de o çok sevdiğiniz One love’ın çimlerinde yayılıp müzik dinlemek artık sizin için rafa kaldırmak zorunda olduğunuz zevkiniz olduğu için sızlanmayın.  Benden söylemesi.

Yaz sezonunu açan festivaller

SXSW haberlerini takip ederken Coachella’ya sadece 26 gün kaldı.

Avrupa’nın erkenci festivalleri Pinkpop ve Primavera ise hızla geri sayıma başladı. Pinkpop her zamanki gibi büyük isimlere oynuyor. Coldplay, Manic Street Preachers, Kings of Leon, Kaiser Chiefs, Foo Fighters ve 30 Seconds to Mars bunlardan birkaçı. Eğer mainstream isimleri görmek istiyorsanız sizi kolayca kucaklayan bir festival Pinkpop. Pembe şapkanızı da kafanıza taktınız mı tamamdır!

Pinkpop ile aşağı yukarı aynı tarihlere denk gelen Primavera ise son iki senenin yükselen festivalleri arasında. Indie isimlere daha çok odaklanan Primavera Radar Live’ı andırıyor. Barselona’ya gidip hem iyi indie isimleri hem de The National, PJ Harvey, Caribou gibi aklımızı başımızdan alan isimleri izleyebileceğiniz çılgın festival. Bu festivallere gidemiyorsanız ama yine de iyi müzik dinlemek ve keyif yapmak istiyorsanız Antalya’daki Sunsplash festivali sizin için iyi bir opsiyon olabilir.

Türkiye’deki festivaller ise Temmuz ayına yayılmış durumda. One Love 2-3 Temmuz’da (maalesef +24 uygulamasıyla), Rock’n Coke ise 16-17 Temmuz’da. Bunun dışında one-off haberleri de kulağımıza gelmeye başladı. Takipte kalınız.

Festivallerden favori kareler

Güzel festivaller gördük bu yıl.  Bunlar da festival dolu bir yazdan geriye kalanlar…

Efes Pilsen One Love Festival


Primavera, İspanya

Sonisphere


Sziget, Macaristan


Lowlands, Hollanda


La Route du Rock festival, Fransa