Festivallerin geleceği

Amerikalı yazar-çizer Bob Lefsetz’in müzik sektörünün sıkı bir takipçisi, düşünürü ve eleştirmeni olduğu konusu tartışılmaz. Bazen upuzun maillarıyla inbox’ıma mail’ı düşünce bana fenalık getiren Bob’un her yazdığını okuyamasam da kabul etmeliyim ki subject kısmına göre elimden geleni yapıp çoğu yazdığını takip ediyorum.

Geçenlerde Bob’dan inbox’ıma festivals konulu bir mail düştü. Tahmin edebileceğiniz üzere bu sefer gözümü karartıp destansı yazıya hemen atladım. Yazıyı gayet ilginçti. Acaba Bob doğru mu diyordu? Geleceğin ideal müzik festivali elinizin altında olan, kolayca ulaşabileceğiniz müzik festivali mi olacak düşünceleri kafamı kurcalayıp durdu.

Amerika için mutlaka gitmeli denen festivaller Coachella ve Bonnaroo iken araya bir de Lollapalooza ve Austin City Limits girdi. Diğerlerine göre biraz daha şanslıydı bu ikisi. Neden mi? Çünkü diğer ikisi gibi izole edilmiş mekanlarda değil şehrin tam göbeğinde yapılıyorlardı. Büyük festivallere gitmek hepimizin hayali ama kabul edelim ki Coachella için Palm Springs’e gitmek pek o kadar da kolay değildi.

Bob’un yazısında savunduğu bir diğer düşünce ise gelecekte festivallerde daha az grup olacağıydı. Yani şu anda festival programlarında gördüğümüz bolluğun ilerde az ve öze indirileceği. Festivallerde sahne alan grupların sayısı konusu bence ileride çok değişmese de müzik festivallerinin geleceğinin şehir festivallerinde olacağı görüşüne katılıyorum. İyi müziği ne kadar çok insana ulaştırabilirseniz o kadar başarılısınız demektir. O yüzden İstanbul’daki mekan problemine daha ciddi değinilmesi ve alternatifler üzerinde daha iyi durulması gerekildiğini düşünüyorum.

Fotoğraflarla Rock’n Coke 2011

Az gittik uz gittik dere tepe düz gittik ve Rock’n Coke’a vardık. Bir müzik kasabası için alan bana biraz küçük gözükse de 4 sahne hiç de az değil dostlar.

İlk defa Hezarfen’e gittiğim için zemini biraz yadırgadığımı kabul etmek zorundayım. Sıcaktan tüm gün üç günde içtiğim kadar sıvı alıp psikolojik olarak tuvalete gitmemeyi başardığım için kendimle gurur duyuyorum :) Şaka bir yana, çalışmadan başka bir gözle festivali görmek garip oluyor gençler.

150 ile basan bir taksi yolculuğu, hastane macerası, şıp şıp terlemek, sıcağın alnında gölge aramak, balondan şapka yapmak ve sevdiğimiz birkaç grubu canlı izleyebilmek… Gündüzün öldürücü sıcağından gecenin geç saatlerine kadar alanda cebelleşsek de hatırlanacak bir haftasonuydu benim için; ama ne yalan söyleyeyim,hijyenik ortama geri döndüğüm için mutlu mesut bir insan evladıyım.

Festivale gelenlere ve gelemeyenlere birkaç fotoğraf gelsin benden. Fotoğraflar Event-İst – Cenk Karacin’den. Organizasyonda emeği geçenlerin eline sağlık demeyi unutmamak gerek tabii.

Friendly Fires röportajı

Rock’n Coke’un ikinci gününde etraf sıcaktan yanıyor…Sıcağa rağmen performanslarından hiçbir şey kaybetmeyen Friendly Fires ile konserin ardında sahne arkasında buluştuk ve hayatlarının en “sıcak” röportajını yaptık.

Nasılsınız? Sahnede olmak için hava baya sıcak, bayağı da terlemişsiniz…

Ed: Epey sıcak. Hayatımızın en sıcak konseri diyebiliriz buna.

Bu Türkiye’ye ikinci gelişiniz? Daha önce gezmiş miydiniz şehri ya da şimdi vaktiniz olacak mı?

Ed: Hayır, hiç zamanımız olmadı. Aslında Mogwai’yi izlemek istiyorum.

Edd: O saate kadar dayanabileceğine emin misin?

Ed: Muhtemelen dayanamayıp burdan direk havuza atlamayı düşünüyorum! Burası çok sıcak!! Bu konser bizim tarihimizde verdiğimiz en sıcak konserdi.

Edd: Bu arada dün akşam kebap yedik.

Ed: Geçen geldiğimizde baya gezinmiştik etrafta. En beğendiğim şey vintage dükkanlardı. Güneş gözlüklerimi kaybetmiştim ve kendime bir gözlük beğenip almıştım.

Birkaç gün önce itunes festivalindeydiniz? Nasıldı orda havalar?

Edd: Akşam sahne aldık ve çok iyiydi!

Pala albümünüze bayıldığımı söylemem gerek. Hawaiian Air parçası acayip gaza getiriyor. Aranızda kim Hawaii’ci?

Ed: Aslında hiç birimiz sanırım. Grupta Hawaii’ye giden tek kişi benim o yüzden sanırım en Hawaii’li olan benim.

Bir ukulele alıp çalmalısın!

Ed: Hayııır! Ukulele hiç sevmem.. Bana Paolo Nutini’yi hatırlatıyor. (büyük bir kahkaha kopuyor)

Edd: Ben Hawaii’ye gitmeyi çok istiyorum. Sörf yapma düşüncesi bile muhteşem.

Sörf yapabiliyor musun?

Edd: Hayır ama çıplak bir adamın sörf yapmasını izledim. Korkunçtu :)
Friendly Fires’ın turnedeki tipik bir günü nasıl?

Edd: Sabah 8 gibi uyanıyoruz, genelde geceden kalma olduğumuz için vücudumuzun su ihtiyacını karşılamaya çalışıyoruz. Konser için havalimanına gidip uçağa biniyoruz. 2 saat orada kalıp sonra başka bir havalimanına gidiyoruz. Akşamı otelde sonlandırıyoruz. Sıkıcı bir turne düzeni.

Peki bizim bilmediğiniz gizli yetenekleriniz var mı?

Edd: Ben yemek yapıyorum.

Ed: En çok pişirmeyi sevdiğin yemek ne Edd?

Edd: Beyaz balık ve üstüne yaptığım özel sosum diyelim :)

Grupça en çok kullandığınız kelime nedir?

Edd: Wasteman demeyi çok severdik.

Ed: Aptal anlamında dediğimiz birşeydi.

70′lerde ya da 80′lerde bir grup olabilseydiniz kim olurdunuz?

Edd: Tomorrow olmak isterdim.

Ed: 10cc olsak güzel olurdu.

Son soru..Kendi festivalinizi organize ediyor olsaydınız headlinerlarınız kimler olurdu?

Edd: James Brown. Canlı olmaları gerekli mi yoksa mezardan çıkabilirler mi?

Canlı olsalar iyi olurdu :)

Edd & Ed: My Bloody Valentine. Yıllar önce onları Coachella’da izlemiştik ve çok iyilerdi.

Bu sene izlemek için bile olsa Coachella’ya gelmediniz değil mi?

Edd: Hayır, maalesef.


Bu sene ordaydım, çok iyiydi!

Ed: Vay şanslı.


Fotoğraflar: Cenk Karacin / Event-İst



On your horizon röportajı

Uzun zamandır göz koyduğum bir grup On your horizon. İşleri çok samimi, iddaasız, sadece müzik odaklı. Rock’n Coke konseri öncesinde ekiple bir araya gelip hızlıca muhabbet ettik. Albümü dört gözle bekliyoruz!
Eskişehirlisiniz. Kurulma hikayenizi kısaca anlatabilir misiniz?

Ender: Benim evde yaptığım kayıtlar vardı. Onları myspace’e koyup paylaştıktan sonra birbirimizi bulduk ve bu ev kayıtlarını sahnede çalma isteği ile bir araya geldik. Eskişehirliyiz ama durumların değişmesiyle biraz daha İstanbul’a doğru kayıyoruz gibi.

“Home” adında yayınladığınız ilk deneysel, post-rock albümünüzü çok beğenmiştim. Alternatif Türk grupları arasında daha önceden hiç duymadığım bir tarzınız var. Şarkıları ve sözleri nasıl oluşturuyorsunuz?

Pek planlı olmuyor aslında. Zaten şimdiye kadar çok fazla söz kullanmadık. Bunun nedeni de insan sesini bir enstürman olarak görüp ihtiyaç duyduğumuz noktada sadece söz kullanmak istiyoruz. Besteler konusunda beraber oturup birlikte çalışıp şarkıları ortaya çıkartıyoruz. 4 farklı müzik kafasının bir araya gelmesiyle müzik yapıyoruz diyebiliriz.

Hep aklınızda İngilizce müzik mi vardı peki?

İngilizce uluslararası bir dil diye öyle gitti ancak aslında dil konusunda bir dayatmamız yok. İfade etmek bir seçenektir, dil olarak da zaman zaman farklı dillere ulaşabiliyoruz. Mesela önceden albümde bir Lehçe parçamız vardı.

En son yeni albüm üzerinde çalıştığınızı duymuştum…Ne durumda albüm? Home’a göre nasıl bir fark olacak? Yine İngilizce mi olacak parçalar?

Eylül 15 gibi albümün çıkmasını umuyoruz. Yine kendi yaptığımız, indie bir iş olacak. Sahneden yeni albümden 4 parça çalacağız :)

Peyote olmak üzere birçok yerde sahne alıyorsunuz. Sizce Türkiye’de alternatif müzik yapmanın iyi/kötü yanları neler?

Henüz bir sektörümüz yok ve bunun olmasını istiyor muyuz istemiyor muyuz buna emin değiliz. İşler ağırdan ilerliyor ama gördüğünüz gibi dinleyici kitleyimiz var. Ufacık birşey bizi tatmin ediyor. Yapmak istediğimiz şeyleri samimi olarak yapmak istiyoruz. Yaptığımız müzik de öyle bir müzik. Şuraya gelmek istiyoruz şöyle yapacağız gibi iddaalarımız yok.

Severek takip ettiğiniz gruplar kimler?

Post-rock ve civarında dolaşan gruplarda dolanıyoruz. Radiohead deriz kesinlikle!

The National seviyor musunuz?

Hayır,bilmiyoruz.

Mutlaka dinlemelisiniz! Peki grup olarak en çok kullandığınız kelime/cümle nedir?

Olmaz öyle! (gülüşüyorlar) ya da çorabık..Son zamanlarda “kedi, bi dur!” lafını da çok kullanıyoruz.

Nerden esti ?

Evde bir kedi var ve son zamanlarda çok hareketli. O yüzden :)

Bir festival düzenliyor olsanız headlinerlarınız kimler olurdu?

Radiohead.

Sizin festivallerle aranız nasıl?

İyiii! Gençliğimiz festivallerde geçti. Toz,toprak… Şimdi eskisi kadar işin içinde olamıyoruz ama takipteyiz. Rock’n Coka’a hazırlanma süreci bazı şeyleri yavaşlattı ama konserden sonra albüm çalışmalarına son hız devam ediyor olacağız. Albümden sonrası için birkaç konserimiz ise şimdiden belli.

Rock’n Coke konseri için yanınızda uğurlu bişey getirdiniz mi?

Tüh, unuttuk :) Bugünün anısı için birşey yaptırmayı düşünmüştük ama fırsat bulamadık. Uğur olarak yanımızda Gülşah’ı getirdik diyelim :)




Rock’n Coke’a iki, sun.day.sky sekiz kala

Bu sene sıcaktan mı yoksa iş yoğunluğundan mı bilmiyorum, kafamı bir türlü toparlayamıyorum. Size samimi ve garip bir itirafım var. Hayatımda sadece bir kez Rock’n Coke’a gittim ve Hezarfen’e ilk defa gidiyorum. Nedeni gurbet ellerde olmamdı. O yüzden sadece 2009′da çalıştığım zamanki tecrübelerim var aklımda. Basın olarak ilk defa Hezarfen toprağına ayak basacağım bir deyişle. Ve nedense bir türlü hangi gün kim çıkıyor sindirebilmiş değilim. Bir zahmet açıp baktığım Rnc’nin websitesinde – maalesef benim de daha önce yaşadığım bir hüznü  - dümdüz içerikler görmenin hüznünü yaşasam da hafif bir heyecan başladı festival için. Nasıl gidicez nasıl dönücez düşünceleri aklımda elbet. Şu koca şehirdeki mekan eksikliği beni bitiriyor dostlar. Yine de Friendly Fires’la Hawaii’ye uçup Club Bangkok’da dans etmek için geri sayıyorum. Her ne kadar Moby’i, Travis’i ve Kooks’u izleyecek olsam bu sene Rock’n Coke benim için headliner olmayanların senesi.

Festival yapanların festivali ya da herkesin birbirini tanıdığı çimlere yayıl festivali sun.day.sky’a ise sadece bir hafta kaldı. Koskoca bir line-up’ı aklımda tutmak zorunda hissetmeden, yavaştan salınıp keyif yaptığım bir festivalin düşüncesi bile beni mutlu etmeye yetiyor. Gelmezseniz çok şey kaçırırsınız, şimdiden söyleyeyim.

PS: Alanda hasır şapkalı, elinde lomolarıyla fotoğraf çeken minik biri görürseniz o benimdir, gelin,selam verin, muhabbet edelim.

Limp Bizkit, sen naptın dostum?

Bir ay sonra Rock’n Coke’ta headliner olacak sahne alacak Limp Bizkit yeni materyali olan “Golden Cobra”yı dün patlattı. Fakat.. Sanki grup 90′larda kalmış gibi. Dostum sarı spor arabalı klipler benim küçüklüğümde kalmıştı. Naptın?

Grubun yeni albümü Salı günü yayınlanıyor. En iyisi siz dinleyip kendiniz karar verin. Festivale kadar ben susma hakkımı kullanıyor olacağım.

Müzik dolu bir yaza hazırlanın!

Meğersem bu hafta organizatörler için duyuru zamanıymış. Hepsi ard arda sanatçıları yumurtladı. İşte tarihler ve kesin olarak sahne alacak isimler:

22 – 29 Mayıs – Sunsplash festivali (Antalya) / Norman Jay, Gilles Peterson, Jose James, Dearhead
29 Mayıs – Freshtival (Maçka Küçükçiftlik Park) / Crystal Fighters, Noisettes, Letfield,Can Bonomo
1 Haziran /  Interpol (Maçka Küçükçiftlik Park)
19 Haziran – Sonisphere Festival / Iron Maiden, Slipknot, Alice Cooper, Mastodon, In Flames (Maçka Küçükçiftlik park)
24 & 25 Haziran (Maçka küçükçiftlik park) / James Blunt
26 Haziran (Maçka küçükçiftlik park) / Jamiroquai
2 & 3 Temmuz – One Love Festival / Suede, Editors, Cake, Nneka. (Santral istanbul)
8 Temmuz – Kazlıçeşme  / Bon Jovi
16 & 17 Temmuz – Rock’n Coke / Motörhead (Hezarfen)

+24 yasağına takılan ve bu sene 10.yılını kutlayacak olan One Love mecburen programı 90′lara uyarlamış. Beni Amy Winehouse paklar. Rock’n Coke’un diğer isimlerini ise merakla bekliyorum.Sundaysky’ı da iple çekiyorum… Konser mekanlarına baktığımızda da dikkatimi çeken birşey var.Herkes elini ayağını Kuruçeşme Arena’dan çekmiş gibi. Bakalım BKM’den bir atak gelecek mi? Ah birde Caz festivalini unutmamak gerek. Yakında onlardan da isimleri duymayı bekliyoruz.

Rock’n Coke geri dönüyor

1 yıllık aradan sonra Türkiye’nin en büyük açık hava festivali olan Rnc geri dönüyor. Hem de Hezarfen’e.

Biletler bugünden itibaren Biletix’ten satışta. 16-17 Temmuz tarihlerinde yapılacak festivalin iki günlük avantajlı bilet fiyatları ise sudan ucuz. Sadece 70 TL.

24 yaş kuralı olmayan festivalin official programı yakında açıklanacak. Bakalım hangi dedikodular doğru çıkacak?

Festival durumları

Öncelikle şunu belirtelim. +24 uygulaması maalesef içki firmalarının sponsor olduğu etkinliklerde geçerli olacak. Yani buna 27 Mayıs’ta yapılacak Freshtival ve 2-3 Temmuz’da yapılacak olan One Love dahil.

- Sunsplash festivali 22-29 Mayıs arasında Antalya’da. Programda Norman Jay, Gilles Petersen, Jose James ve daha nicesi var.Primavera festivaline gitmeyenler için kaçırılmaz bir fırsat.

- Freshtival yine Maçka Küçükçiftlik parkta  yapılacak. Dedikodular arasında Lilly Allen var.

- 24 Haziran’da James Blunt konseri düzenlenecek gibi gözüküyor. Songkick’in yalancısıyız.

- One Love’a Amy Winehouse’un geleceğini zaten biliyorduk ancak bazıları gibi sürprizi bozmaktansa sessizliğimizi korumayı tercih ettik. Bu bir prensip ve söz verme işidir. Festival bu kez Temmuz başında, yine aynı mekanda 10.yılını kutluyor olacak.

- Rock’n Coke tarafından mekan değişikliği söz konusu. Festival Hezarfen’e geri taşınıyor. Bir senelik aradan sonra Rock’n Coke’un daha güçlü bir dönüş yapacağını düşünüyoruz. Dedikodular arasında Skunk Anansie, Megadeth, Limp Bizkit ve Keane yer alıyor. Coldplay tahminlerimiz yalan oldu.

- Sonisphere yapılacak mı yapılmayacak mı henüz kesin değil gibi. Yapılırsa etrafta Muse ismi dolanıyor.

- Bon Jovi konseri 8 Temmuz’da yapılıyor.  Yanında Judas Priest olacak gibi.

- Sun.day.sky festivali bu sene yine düzenlenecek. Ayrıntıları bekliyoruz.

Pozitif’ten haber var!

One Love’ın 10.yılı, Rock’n Coke’un ise geri dönüş yılı… Pozitif’in booking sorumlusu Elif Cemal önümüzdeki yaz türkiye’deki festivallerle ilgili sorularımızı yanıtladı.

Önümüzdeki sene EPOL’ın 10. senesi. Headlinerlar konusunda bir gelişme var mı? Bize biraz ipucu verebilir misiniz?

EPOL’ün 10. senesinde, turnede olan ve festivalimize yakışacak ve hatta bir adım öne taşıyacak isimlere (headliner’lar) da dâhil tekliflerimizi verdik. Sadece headliner’larla da kalmadık öne çıkartmak istediğimiz farklı gruplara da geçtik tekliflerimizi. Ancak arayışlarımız sürmekte.

10.yıla dair bir belgesel hazırlanıyor mu?

EPOL’ün 10.  Yılına özel birçok farklı proje olacak, detaylar yakında.

EPOL’ın Yourope’a girme ihtimali var mı bu sene? Girişimde bulundunuz mu?

Evet, festivalin 10. Yılında zengin programı ve içeriğiyle kendini kanıtladığını görüyoruz. Bu sebeple Yourope festivaller birliğine başvurumuzu yaptık.

Seneye Rock’n Coke yapılıyor mu? Sanatçılardan hiç konfirmasyon geldi mi?

Evet, 2011’de RocknCoke Festivali seyircisi ile buluşacak,  yakın zamanda sizleri daha detaylı bilgilendireceğiz.

Genelde konfirmasyonların %90’ı yeni yılda geliyor. İlk önce sanatçılar yaz için onlara gelen tüm teklifleri topluyor, yeni yılda değerlendirip festivallere olumlu olumsuz geri dönüyorlar. Henüz herhangi bir konfirmasyon için oldukça erken.

Mekan Hezarfen’e dönecek mi? Bir yıl aradan sonra ne gibi değişiklikler bekliyor bizi?

Detaylar çok yakında.

Genel olarak Pozitif’in düzenlediği festivaller için yıllardır neden gelmediği tartışılan Radiohead ve Coldplay gibi isimler hep etrafta dönüyor. Bu sene ise Coldplay’in geleceğine dair bir söylenti duyduk. Doğru mu bu?

Radiohead ve Coldplay gibi popüler müziğin şu anki en önemli isimlerine her turne bilgisi geldiğinde teklifimizi geçiyoruz. Hiç tartışmadan. Umarım sonunda 2’sini birden getireceğiz.

Bu sene Pozitif ekibinden Eurosonic festivaline gidecek olan var mı? Hava dondurucu olur ama yeni yetenekler keşfetmek adına süper festival. Elif, önceden bu festivalde keşfettiğin en iyi isim hangisiydi hatırlıyor musun?

Bu yıl bizim ekipten Deniz Kuzuoğlu ve Murat Abbas var konferansa katılacak. İlk gittiğim sene sen de vardın 2007’ydi sanırım. Calvin Harris’ ti sanırım… Sonraki yıl da Yelle’ye bayılmıştım. Ting Tings’i de ilk orada seyretmiştik.

Elif bu soru sana… Festival olarak hem line-up’ıyla hem de aktiviteleri vs taptığın festivaller hangileri?

Sanırım bu sorunun cevabı hep Glastonbury olacak.  Yanına bir de konferans ayağını eklersek South By Southwest büyüleyici bence. Ama keşfetmek istediğim ve 2011’de gitme girişiminde bulunacağım 2 festival var; Primavera ve Coachella. Bir de ATP olabilse keşke!